sosyal-guvenlik-sahte-sigortalilik

Sosyal Güvenlik Hukukunda Sahte Sigortalılık: Denetim Kodları, Yaptırımlar ve Hukuki Korunma Yolları

Son günlerde basına yansıyan ‘SAHTE SİGORTALILIK, HATIR SİGORTASI NEDENİYLE EMEKLİLİK/HİZMET İPTALLERİ’ haberleri ile gündeme gelen Emeklilik veya Hizmet Sürelerinin İptalleri ile karşı karşıya kalan birçok kişi bulunmaktadır. Sosyal güvenlik sisteminde sigortalılık haklarının kazanılması, sadece Kuruma yapılan bir bildirime değil, “Fiili çalışma” olgusuna dayanır. Her ne kadar ‘Hatır’ amacıyla eş, çocuk, aile fertleri, arkadaşların sigortalı gösterildiği tespit edilse de gerçekten çalışmış, emek sarf etmiş ve hizmetini/emekliliğini hak etmiş kimselerin de süreç içerisinde hizmetlerinin iptal edildiği, emekliliklerinin iptal edildiği, kurum tarafından yapılan emeklilik aylığı, yaşlılık aylığı ödemelerinin iadesinin talep edildiği, işverenlere karşı idari para cezaları düzenlendiği, ödenen primlerin irat olarak kaydedildiği görülmektedir.

Peki bu duruma karşı gerçekten çalışmış kişilerin ve bu kişilerin işverenlerinin hangi yollara başvurabileceğini bu yazımda değerlendirmek ve en azından bir noktada sizlere yardımcı olabilmek isterim.

Fiili Çalışma Esası ve Sahte Sigortalılık

Sosyal güvenlik sisteminde sigortalılık haklarının kazanılması, sadece Kuruma yapılan bir bildirime değil, “Fiili çalışma” olgusuna dayanır. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), denetim yetkisi kapsamında sahte sigortalılık tespit ettiğinde hizmet iptalinden emekli aylığının kesilmesine kadar geniş bir yelpazede yaptırım uygulamaktadır.

5510 sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca bir kişinin sigortalı sayılabilmesi için işe giriş bildirgesinin verilmiş olması tek başına yeterli değildir; asıl olan “fiilen çalışma” olgusunun gerçekleşmesidir. Yargıtay içtihatlarına göre, sigortalılık başlangıcı ve hizmet tespiti davalarında fiili çalışmanın varlığı, titizlikle araştırılması gereken temel unsurdur.

SGK Denetim Kodları

SGK, sahte sigortalılıkla mücadele kapsamında işyerlerini sistem üzerinde belirli kodlarla kategorize etmektedir:

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü’nün 12.08.2021 Tarihli Sahte, Kontrollü Şüpheli İşyerleri ile İlgili Yapılacak İşlemler Genelgesinde -Sahte (S), -Kontrollü (K), -Şüpheli (Ş) olmak üzere üç farklı sınıfta ve Sahte Sigortalı bildirilmiş olarak alt sınıfta (SB) tanımlanmaktadır.

  • Sahte İşyeri: Sosyal Güvenlik Kurumunun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan denetimler sonucunda “Sahte İşyeri” tescili yapıldığı tespit edilen işyerleri sisteme “Sahte İşyeri” olarak tanımlanmaktadır. İşyerinin paravan olduğu veya bildirimlerin fiili çalışmaya dayanmadığının kesinleştiği durumlarda kullanılır. Bu işyerinden yapılan tüm hizmet bildirimleri iptal edilir.

  • Kontrollü İşyeri: Sahte işyerlerinin belirgin özellikleri de dikkate alınarak tespit edilen kriterler kapsamında Kurumda tescilli bulunan işyerleri arasında sahte olma potansiyeli yüksek olan işyerleri “Kontrollü İşyeri” olarak tanımlanmaktadır. Prim borcu veya beyanname düzensizliği gibi nedenlerle takibe alınan işyeridir. Sahtelik saptanması halinde bildirimler geçersiz kılınır.

  • Şüpheli İşyeri: “Sahte İşyeri” olarak tanımlanmış olan işyerlerinin, işverenlerinin, gerçek kişi olması halinde TC Kimlik Numarası (TCKN), tüzel kişi olması halinde Vergi Kimlik Numarası (VKN) ile tüzel kişiliği oluşturan ortakların TCKN/VKN anahtar olarak kullanılmak suretiyle bu kişiler adına aynı veya farklı sosyal güvenlik merkezlerinde tescil edilmiş/edilecek diğer işyerleri ile bu gerçek veya tüzel kişilerin ortak/üst düzey yönetici olduğu/olacağı diğer işyerleri, kurum tarafından “Şüpheli İşyeri” olarak tanımlanmaktadır. Sahte sigortalılık şüphesiyle inceleme başlatılan işyerlerini ifade eder. Denetim sonucuna göre hizmetler ya geçerli sayılır ya da iptal edilir.

     

Ayrıca özel bir alt sınıf olarak kurum tarafından sahte olmadığı halde sahte sigortalı bildiriminde bulunan işyerlerinde sahte çalışma neticesinde işveren şirketlere Sahte Sigortalı Bildirmiş (SB) şeklinde tanımlanma yapılmıştır.

İşçi ve İşverenlere Uygulanan Yaptırımlar

Sahte sigortalılık tespiti halinde kurum tarafından işçilere ve işverenlere karşı bazı yaptırımlar uygulanmaktadır. Uygulanan yaptırımlar şunlardır:

Mali ve İdari Yaptırımlar:

  • Hizmet İptali ve Aylık Kesilmesi: Sahte süreler silinir, bağlanan emekli aylıkları kesilir.

  • Yersiz Ödemelerin İadesi: Ödenen maaşlar ve sağlık harcamaları, 5510 sayılı Kanun’un 96. maddesi gereğince yasal faiziyle geri istenir (Yargıtay 10. HD, E.2024/2930, K.2024/2837).

  • İdari Para Cezaları: İşverenlere, 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesi uyarınca ağır para cezaları uygulanır.

  • Teşviklerin İptali ve Primlerin İrat Kaydı: İşverenin yararlandığı teşvikler geri alınır; sahte sigortalılık için ödenen primler iade edilmeyerek SGK’ya gelir (irat) kaydedilir.

Cezai Yaptırımlar: Haksız menfaat sağlandığı durumlarda TCK kapsamında “Nitelikli Dolandırıcılık” ve “Resmî Belgede Sahtecilik” suçlarından kamu davası açılabilir.

Hukuki Başvuru Yolları ve Görevli Mahkeme

Gerçek bir çalışmanız olduğu halde çalışmanızın sahte olduğuna dair bir araştırma bilgisi veya sigorta hizmet sicil dökümünüzde yukarıda belirtilen Ş ibaresine rastlanırsa en yakın Sosyal Güvenlik Merkezi’ne müracaat edilmelidir.

İşveren olarak işçinizin gerçekten çalıştığının ispatında da aynı şekilde ispat açısından kuruma belge sunulması ve takip önemli olup aynı şekilde işyeri hakkında kontrol sonucunda uygunluk raporu verilebilir ve çalışanların herhangi bir yaptırım altında kalması tehdidi ortadan kaldırılabilir.

Ancak SGK yapmış olduğu tespitler neticesinde işçinin hizmet sürelerinin iptaline dair bir işlem ile emeklilik veya diğer ödeneklerin iadesine dair talepte bulunulmuşsa veya işverene karşı bir idari yaptırım veya para cezası uygulamış ise bu duruma karşı kanun koyucu farklı işlemler dizini öngörmüştür.

Bir kişinin yani işçinin sahte sigortalılık nedeniyle hizmetlerinin silinmesi ve emeklilik vb. gelirlerinin kesilmesi yahut geri istenmesi neticesinde SGK işlemlerine karşı başvurulacak merci kurumun işleminin hizmet silinmesi neticesinde iptal ve ödenen aylıkların geri istenmesi durumunda dava açmadan önce SGK’ya başvuru zorunludur; Kurum 60 gün içinde cevap vermezse talep reddedilmiş sayılır ve dava ancak ret veya reddedilmiş sayılma sonrasında açılabilir. Kurum işlemine karşı başvurunun reddinin iptali, hizmetli sayılmasının tespiti, emeklilik iptali işleminin kaldırılması ve borçlu olmadığının tespitine dair davanın İŞ MAHKEMESİNDE açılması gerekmektedir.

Hasım olarak Sosyal Güvenlik Kurumu doğrudan hasım olacağı gibi hizmet sürelerinin tespiti dahil edilen ve çalışmaların iptaline dayalı davalarda gerçek hasım işveren şirket/şahıslar olmakta, Sosyal Güvenlik Kurumu İhbar edilen sıfatı ile davaya dahil edilmektedir. Burada kurum işleminin iptali nedeniyle davacı tarafın iş mahkemesinde hizmet tespiti davasını terditli açması mümkün olup Anayasa Mahkemesi 28.11.2018 Karar Tarihli 2015/18918 Başvuru Numaralı Kararı ve diğer kararlarınca başvurucunun Mülkiyet Hakkının ihlal edildiğine dair kabul kararı başvuruya cevaz verilmiştir. Bu karar, özellikle hizmet tespiti davalarında “kamu düzeni” ilkesi ile “mülkiyet hakkı” ve “sosyal güvenlik hakkı” arasındaki dengeyi kuran, Anayasa Mahkemesi’nin bu alandaki mihenk taşı kararlarından biridir.

Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kişiler veya işverenler hakkında düzenlenen idari para cezaları veya yersiz ödeme bildirimlerinde üst makama başvuru zorunluluğu doğup doğmadığı gönderilen ödeme emri içeriğine göre değişmekte olup görevli mahkemenin İdare Mahkemesi olması mümkündür.

Kuruma Başvuru ve Dava Açma Süreleri

Sosyal Güvenlik Kurumuna karşı çalışan kişilerin açması gereken davalarda herhangi bir süre öngörülmemişse de kuruma karşı itiraz başvurusu neticesinde kurumun 60 gün cevap verme süresinin beklenmesi 7036 Sayılı Yasanın 4. Maddesi uyarınca oldukça önemlidir.

5510 Sayılı Yasanın 86. Maddesinde işverene tebliğ edilen prim borcuna ilişkin özel bir düzenleme ve süre getirilmiştir. Kanun maddesinde görülen düzenlenen bir aylık süre kuruma karşı itirazın reddi halinde işverenin iş mahkemesine başvurması adına düzenlenmiş özel bir süredir.

Ayrıca hizmet bildirimi hiç yapılmamış çalışanların yine 5510 Sayılı yasanın 86. Maddesinin 8. Fıkrasında düzenlenen beş yıllık hak düşürücü süreye uyması önemlidir. Ancak işçinin bildirimi yapıldıktan sonra aynı işyerinde kesintisiz devam eden çalışmalar için hak düşürücü süre uygulanmamaktadır.

Fiili Çalışma İspatı

Davacı, fiili çalışmasını bordro tanıkları, komşu işyeri kayıtları ve somut delillerle kanıtlamak zorundadır. Özellikle bordro tanıkları, belge delilleri, beyan delilleri ve görsel deliller ile kollukça düzenlenen çevre soruşturması fiili çalışma ispatını güçlendirecek nitelikte delillerdir. Yeri geldiğinde işyerinde paylaşılan sosyal medya gönderileri, hikayeler dahi önem arz etmektedir.

İHTİYATİ TEDBİR VEYA YÜRÜTMEYİ DURDURMA TALEBİ

SGK’dan gelen tebligat sonrası ilgililer Kuruma itiraz edebilir; ancak dava açma sürelerini kaçırmamak adına doğrudan yargı yoluna başvurulması kritiktir. Telafisi güç zararların önlenmesi için mahkemeden İhtiyati Tedbir veya Yürütmenin Durdurulması talebi istenebilir.


SONUÇ İşçiler ve işverenler tarafından özetle:

  • Kuruma İtiraz: İşlemin tebliğinden itibaren ilgili SGK merkezine yazılı itiraz yapılabilir.

  • Hizmet Tespiti Davası: Fiili çalışmanın varlığını ispatlamak için İş Mahkemesinde açılan en etkili dava türüdür.

  • İptal ve Men-i Tespit Davaları: Kurumun çıkardığı borç tahakkuklarına karşı, borçlu olunmadığının tespiti ve işlemin iptali için dava açılmalıdır.

  • Kodun Kaldırılması Talebi: İşverenler, haksız “S-K-Ş” kodlarının silinmesi için yargı yoluna başvurarak ticari itibarlarını ve teşvik haklarını koruyabilirler.

Faydalı olması dileğiyle…